Murat CANBAŞ
09 Haziran 1975 - 06 Mayıs 1994
06 MAYIS 2008 SALI GÜNÜ SAAT 14:00'DE MEZARI BAŞINDA ANILDI.
"Ben bir hareketi 500 veya 1000 tekrar sonrasında vücudun otomatikleşmesi sonucunda çıkarmıyorum. Ben hareket ne kadar komplike de olsa hareketin her aşamasını hissediyorum ve kaslarıma o kısacık hareket süresinde hükmedebiliyorum. Bunun için de zor bir hareketi iki veya üç tekrardan sonra çıkarabiliyorum."
Murat CANBAŞ
(Dünya Şampiyonasındaki sözleri)

06 MAYIS 2008 SALI GÜNÜ SAAT 14:00'DE MEZARI BAŞINDA ANILDI.
Anma Töreninde;
Vali Yardımcısı Cemal YILDIZER, Belediye Başkanı Alaaddin YILMAZ, İl Emniyet Müdürü Mehmet YAZICI, ailesi ve diğer katılımcılar protokolde yer aldılar.

Vali Yardımcısı Cemal YILDIZER'in konuşması

Merhumun Babası Turgut CANBAŞ'ın konuşması

Canbaş Ailesi

Sporcu Gençler
İŞTE BEN
09 Haziran 1975 senesinde BOLU'da doğdum. Çocukluk yıllarımı çok şenli hareketli geçirdim. 1981 senesinde İlkokula başladım. İki yıl sonra Bolu Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan eniştemin teşviki ile cimnastik antremanlarına gittim. Sokakta yapabildiğim yaramazlıklarımı cimnastik salonunda da devam ettirebiliyordum. ayrıca cimnastik aletlerinde oyun oynamaktan da büyük zevk almıştım. Birgün yine böyle oyun oynarken, tesadüfen cimnastikte bir hareket figürü olan salto yaptım. Bu hareket ile hocamın dikkatini çektim. O günden sonra benimle daha çok ilgilendiler. Artık, düzenli antremanlara başlamıştım. Cimnastik salonuna ilk girdiğim günden 15 gün sonra yarışmacı grubuna seçilmiştim. Bir yarışmacı sıfatını almaktan çok büyük haz duymuştum. Gördüğüm her arkadaşıma artık yarışmalara katılacağımı söylüyordum. Antrenörümle birlikte düzenli olarak 6 aylık bir çalışma dönemi geçirdim.
1984 yılında Türkiye şampiyonasına gittim. Bu ilk yarışmamda birinci olmam beni şaşırttığı kadar Cimnastik Federasyonu'nuda şaşırtmıştı. Federsyon üyeleri beni soruşturuyor, antrenörüme bu çocuğu nereden buldun diyorlardı. İlgi görmek tabii çok güzeldi. Artık sadece Bolu Beden Terbiyesi değil Türkiye Cimnastik Federastonu tarafından da ilgi odağı haline gelmiştim. Gerçekten yaşımın üzerindeki hareketleri başarı ile yapıyordum. Bu arada Milli Takım seçmelerinide kazanmıştım. Fakat yaşımın küçük olması nedeniyle uluslararası yarışmalara katılamadım. Cimnastik Federasyonu buna rağmen beni yaptığım sporu iyi tanıyabilmem için Almanya'ya Avrupa Şampiyonasını seyretmeye götürdü. Yurt dışına çıktığıma, hele hele Almanya'ya gittiğime inanamamıştım. 1986 senesinde ikinic defa yurt dışına çıktım. Macaristan'a "Yaş Grupları Dünya Şampiyonası" na gittim ve DÜNYA ŞAMPİYONU oldum. O zaman 10 yaşındaydım. Türkiye'nin en küçük yaşta Milli olan sporcusu ünvanını kazanmıştım. 1984 yılında ki, Türkiye Şampiyonluğundan bu yana aldığım dereceler şunlardır:
1986 Macaristan Yaş Grupları Dünya Şampiyonluğu,
1987 İzmir Balkan Gençler Cimnastik Şampiyonasında Yer aletinde Balkan İkinciliği,
1990 Yugoslavya Balkan Gençler Cimnastik Şampiyonasında Barfiks aletinde Balkan İkinciliği,
Yer minderi ve Atlama Beygirinde Balkan Üçüncülüğü,
1991 İstanbul Balkan Gençler Cimnastik Şampiyonasında Atlama Beygiri aletinde Balkan Şampiyonluğu,
1992 Sofya Balkan Gençler Cimnastik Şampiyonasında Barfiks aletinde Balkan Şampiyonluğu,
1992 Atina Balkan Büyükler Cimnastik Şampiyonasında Atlama Beygiri aletinde Balkan Şampiyonluğu,
1992 Fransa Caen Okullar Arası Avrupa Olipiyat Oyunları Şampiyonluğu,
1992 Boğaziçi Turnuvasında Atlama Beygiri, Yer Aleti ve Barfiks'te turnuva şampiyonluğu,
1984-85-86-87-88-89-90-91-92-93 Türkiye Şampiyonlukları.
Ayrıca Türk Cimnasnastik tarihlerinde, İlk Dünya Şampiyonluğu, İlk Avrupa Şampiyonluğu kazanan sporcu ünvanını elde ettim.
Unutamadığım özel anılarım ise; Merhum Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut ÖZAL ile olan görüşmelerim ve 1988 Saddam Hüseyin Turnuvasında, Saddam Hüseyin'in elinden aldığım Başarı Diploması'dır.
Murat CANBAŞ
(Kendi yazdığı bir yazıdan)
Ülkemizin yetiştirdiği en büyük ve en başarılı cimnastikci hayatının baharında, 19 yaşında dalından kopan bir çicek gibi aramızdan ayrılıp ebediyete gitti.
Ülkesi adına yarıştığı 46 yarışmanın tümünde bitmez hırsıyla, Allah'ın ona bahşettiği yetenekleri, yaşadığı 19 yıla sığdırdığı büyük başarıları ile süsleyen şampiyon, tüm camianın belleğinde ve yüreğinde yaşayacaktır.
EVET MURAT!
Sen kısa yaşamında bu ülkeye, Türk sporuna ve Türk cimnastiğine borcunu fazlasıyla ödedin. Büyük başarılara imza attın. Çok daha büyük başarıları elde etmeni ise yeteneğin ve hırsın değil, ancak; zamanın yetmedi.
ŞAMPİYONA ALLAH'TAN RAHMET, AİLESİNE, YAKINLARINA ve TÜM CİMNASTİK CAMİASINA SABIR ve BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ.
CİMNASTİK FEDERASYONU
Ancak, bunlardan çok daha önemlisi performans olarak yetersiz olduğumuz için 23 yıl katılamadığımız ve 23 yılın sonunda ilk kez katıldığımız Dünya Şampiyonasında sporcularımızın performansları ve özellikle de rahmetli sporcumuz Murat CANBAŞ'ın finale kalması yıl içindeki başarının en büyüğü idi.
Atilla ÖRSEL
Cimnastik Federasyonu Başkanı - (Cimnastik Federasyonu Dergisi Sayı:9)
ŞAMPİYON'A...
1988 yılında Cimnastik sporuna henüz yeni başlamış durumda olan Bolu'da, yıldız bir sporcunun büyük bir gelişme içinde olduğu antrenörlerce camiaya müjdeleniyordu. Başarı grafiğini 1984 yılında sürdüren ve nihayet 1985 yılında birincilik kürsüsüne ilk kez demir atan mavi gözlü, ele avuca sığmıyan, sempatik, temiz yüzlü sporcu o kürsüden yarıştığı tüm yarışmalardan hiç inmeyecekti.
Spora başladığı İnkilap İlkokulunun müsamere salonu O'na ve arkadaşlarına gerçekten bir okul olmuştu. Bu okuldaki sporcuların her biri yıldızdı ve her biri Cimnastiğin geleceği idi, zamanla her biri yaşları ile, puanları ile, başarıları ile birlikte büyüdüler.
Yıldızlar topluluğundan başarı ile ilk tanışan Murat olmuştu. Mavi gözlü, temiz yüzlü, ele avuca sığmayan sporcu, nihayet şampiyonluklara ulaşıyordu. Macaristan'daki yaş gruplarında, 1987'de yapılan Balkan Şampiyonası'nda Dünya Okullar Şampiyonası'nda ve sırayla tüm Balkan Şampiyonalarında ard arda madalyalar geliyordu.
Zekiydi, hırslıydı, çabuktu, gözüpekti. O'nu başarıya bu meziyetleri ulşatırıyordu. Ancak bu meziyetlerinden olan hırsını yeteneğinden yaşasantısındaki olumsuzlukları da beraberinde getiriyordu
Murat ile, şampiyonların finallerinin iyi izleyicileri olan bizler, o finallerin heyecanla madalya beklentisi olan ve kulis yapan konumdaki fanatikleri olmuştuk.
Avrupa ve Akdeniz Oyunlarındaki altın madalyaları ile Cimnastik tarihinde hem kendisi, hem Federasyonumuz prestij kazanıyordu. Dünya Şampiyonası'nda yaptıkları ile gururlanırken, bu güne dek gıpta ilehayranlıkla seyrettiğimiz, ulaşılmaz şampiyonlar, bu kez Murat'ın antremanlarını gıpta ile izliyorlar, idarecileri Murat'ın tekniğini video kameralara kaydediyorlardı. Tüm bunlar ayrı ayrı birer keyifti.
Murat hep farklı idi. O, yeteneklerinin ve meziyetlerinin farkında idi Dünya Şampiyonasında şunları söylemişti: " Ben bir hareketi 500 veya 1000 tekrar sonrasında vücudun otomatikleşmesi sonucunda çıkarmıyorum. Ben hareket ne kadar komplike de olsa hareketin her aşamasını hissediyorum ve kaslarıma o kısacık hareket süresinde hükmedebiliyorum. Bunun için de zor bir hareketi iki veya üç tekrardan sonra çıkarabiliyorum."
O hızlı idi; aceleciydi, başarıya ulaşmada, sivrilmede, yeni hareket çıkarmada, ancak en kötüsü ölüme giderken de aceleciydi.
O farklı idi; hedeflerinde, isteklerinde, antremanlarında, dostluklarında ve ölümünde, hatta ölümünden sonrada farklı idi. Ona Melissanidis'in sunduğu madalyasıyla iki ülkeyi yakınlaştırmasıyla ve sekiz sütuna manşetten, birinci sayfadan çıkan haberleri ile hep farklı idi.
Senin kaybında Cimnastijk camiasının her bir ferdinin de içinden birer parça kopmuştu. Bu acıyı küllendirmek çok ama çok zor olacak. Son sporculuğunda, arkadaşlığında, Şampiyonluklarında ve ölümünden sonra da bir efsanesin, ama bütün bunlar olmasaydı da sen yaşaydın...
Erdoğan ÇELEBİ
Cimnastik Federasyonu Genel Sekreteri -(Cimnastik Federasyonu Dergisi Sayı:9)

